14.10.03

uykusuzluk

yaptığı işlerden en güzeli en postmodernidir Bahadır Baruter'in.Ama pek çoğumuzun yakından tanıdığı şekliyle insomnia adama hayatı dar eder.tamamiyle pilimin bittiği gözlerimin açılamadığı mortingen durumlar hariç her zaman yatakta en az 14 kez sağ böğürüstü,sol böğürüstü,sırtüstü ve yüzükoyun ya da dizler karna cekili,dizler serbest gibi kombinasyonlarla en rahat en huzurlu konuma kavuşmak için dönüp dolaşıyorum.bir süre sonra ev içi giydiğim eşofman dönüyor önü sağıma geliyor üstünde bariz bir yorgan tacizi söz konusu.en sonunda yastığı kaldırıyorum kafamı koyuyorum soğuk yatak zeminine.ve ancak öle uyuyabiliyorum.beyin durmuyo ki.
ama dün gece hiç uyuyamadım.bi ara 4:35 civarı zangır zangır titremeye başladım ki hah dedim al işte gidiyoruz.elektrik boşalımı gibi bişeydi.rockncoketa gece cadırda da olmuştu; tek başıma terkedilmişim,sabaha yaklaşıyoruz.nal gibi kafam.acilen uyuyup uyanıp portakal suyu filan içmem yani resetlenmem lazım.olmadı bilader.uyuyamadım.yalnızım da halbuki sarılacak biri olsaydı sıcak sıcak.ha mat da yok toprak üstündeyim kafamı koyucak bişi yok uyku tulumu yok.cadır var o da nihanın.nihan terkedip gitmiş festivali.neyse ya buruk bi geceydi o gece de dün gece de.
bugün sınav olduk.fransızca.18.yy aydınlanma.Locke,Montesqieu,Voltaire,Diderot filan kankalar bizim.zordu pek tabi.
Uyunmadığı takdirde al pacino beyden de hatırlıyacağımız gibi halüsinasyonlar (kısaca halüs) filan başlıyor.Alterno söylemlere benzedi.(kanka tantum kullancan böle mertriks tribi var).ama alterno söylem diil.ciddi seslerde filan algı değşikliği oluyo.eh biraz ilerde yaşamak diyebiliriz buna.ayh gereksiz gevezelik yaptım.

Hiç yorum yok: